Seni Çok Seven Kızın

Hayatın biçare bıraktığı anlar , özlesen de sana gelemeyeceğini bildiğin insanlar var. Cüda’ya düşersin. Öyle ağır bir sızıdır ki bu, nefes aldığın sürece kavuşamayacağını bilmenin kesin ve keskin yarası, sen nefes verdikten sonra kavuşabilme ihtimaliyle birleşip, yaşatır seni. Ey Ümit! Sen ne amansız duyguların yakasına ilişmiş virgülsün. Söyle bana ümit, bu kadar özlemle yanıp tutuşuyorken, sahiden var mıdır vuslat? 

“Kapkara bir dikeni yutmak, diken içini paramparça ederek geçerken de hiç ses çıkarmamak“ ne demekmiş ben, babam öldüğü gün öğrendim. O 67’sinde, bense 39’ undaydım vedalaştığımızda. Bir dostum taziyesinde şöyle demişti; “Gidenin kavuşana dek, sizleri hatırlamayacak, özlemeyecek kadar güzel yolları olsun, kalanlar da kavuşana kadar güzel yollarda olsun.” Yok olurcasına ağladım sözlerin derinliğine. Yaşamım boyunca doğru bildiğim ne varsa, gözümü kırpmadan isyan bayrağını çeken ben, ölüme hiç isyan etmedim, edemedim de aslında. Bu onunla ilk tanışmamız değildi. Sancılı bir nasihat olduğunu babam öğretmişti, ben 14 yaşındayken ablamı, o 42 yaşındayken evladını kaybettiği gün. Yüzünü minicik avuçlarımın arasına aldığım an’ı hiç unutmadım. Hüznünü yüzüme yaslayıp, biçare gözyaşlarını öperken, içindeki koca yangını oracıkta söndürebilmeyi dilemiştim Tanrımdan, tüm benliğimle. “Üzülme baba, ben varım bak evladın, biz varız, çocukların.” diyebilmiştim sadece. Gözyaşlarını silerek sıkı sıkıya sarılmıştı o bana, bense hayata. Ablamı 15’inde toprağa emanet ettiğimiz gün anladım, hayat böyle gelmişti bana ve ben koşar adım büyüyordum. 

 “Neden öldüler?” diye soran iç sesinizi duyar gibiyim. Sonuçlarını değiştiremeyeceğinizi bildiğiniz olayların nedenlerini sorgulamak, sizin merakınızı giderir belki bir nebze ama beni çokça kanatır. Gerisini ne siz sorun, ne ben dillendireyim. Ölümün karşısında nedenleri sorgulamamak lazım geldiğini öğrenemeyeceğiniz güzel anlarınız, sevdiklerinizle biriktireceğiniz nice anılarla dolu yıllarınız olsun.

Baba nedir hiç düşündünüz mü? Benim için, çınardır baba. Ne kadar heybetlidir çınar öyle değil mi? Hayata karşı dimdik duruşu ve ihtişamıyla kucak açar doğaya ve insana. Sıcacık sevgisini, ulu bedenine hapsedendir çınar. Ne zemheriler görür, ne fırtınalar yaşar ama boynunu asla eğmeyendir o. Onun gövdesinde ve hatta gölgesinde mutlu ve umutlu olmamaya imkân yoktur. Dertlendiğiniz, sevindiğiniz, telaşlandığınız, heyecanlandığınız, korktuğunuz her anda daima gölgesine sığınıp, gövdesine sırtınızı yaslayabildiğinizdir çınar. Yaşam erdemini öğrendiğiniz, hayat suyunu içtiğinizdir çınar. Baba, işte bu yüzden çınardır.  Karakterinizin yapı taşlarında imzası varsa eğer, sadece gözlerinizden yüreğinize iniyor sevdası. Şimdilerde baktığım her yerde babam. Ey gülüşü yüreğinde asılı adam !

Velhasıl, önce kanatsız kalmış kuş misali sendeliyorsunuz. Sonra onsuz karşıladığınız ilk doğum gününde dökülüveriyor yüreğimden kelimeler;

“Hayat bir harman yeri. Her yıl, her yaş heybeme bambaşka anılar,  duygular dahil oluyor. Kendi adıma; İnsanın kalbinden daha büyük bir çöl ve yine kalbinden daha derin bir deniz olmadığını tecrübe ederek gamla ama yine tevekkülle karşılıyorum yeni yaşımı. Yok ki bildiğim, öğrendiğim başka bir yol. İnsanın ızdırap içinde ne denli dilsizleştiğini öğrendim ben bu sonbahar. Eksildikçe çoğalmayı öğrendim. Şimdilerde başka bir milat yaşıyor yüreğim. 40 yaşına girdiğim bugün, bende olan ne varsa, beni var kılan, hayata tutunmayı öğreten, dimdik ve ayakta olmayı en iyi ondan öğrendiğim babam sayesinde. Bana hep babanın kızısın derler. Ne mutlu bana! Bu milat onsuz geçecek kim bilir kaç nefes daha alacağım günlere açılan bir milat. En kıymetli yaşımı,en kıymetli insana ithaf etmek isterim, sonsuz ve derin özlemle. “ 04 Ocak 2018 – Gökşen Bozkoyunlu 40 . Yaş günüm

Çünkü biliyorsunuz ki, geri dönüşü olmayan ayrılıklara dahildir ölüm. Sonra 39 yıl boyunca her sene iple çektiğiniz o gün ; Babalar Günü , karşınıza dikiliveriyor. Dursun istiyorsunuz zaman, hazırlıksız yakalanıyorsunuz, soluksuz kalıyorsunuz, vedalaşamıyorsunuz bir türlü yokluğu ile. Ona söylemek istediklerim taşıyor yüreğimden o gün ;

“Özledikçe sessizleşiyorum ben. Şimdi tam da bugünde, yeniden büyütse beni diyorum ve sadece ona doğru emeklesem. Pervasızca sarılabilsem boynuna, koklayarak öpebilsem bir kez daha. İlk cümlemi ona kursam ve o cümle ağız dolusu “Seni çok seviyorum Babam!” olsa. Gülümserken yüzüme konan gamzeyi, gözümde beliren mutlu yaşları bir tek o görsün istiyorum. Burnumun direğinin sızladığı bugünde, bu yüzdendir yanağıma kondurduğum gamze. Sana olan minnet borcumu ödeyebileceğim bir cihan ve özlemimi ifade edebileceğim anlamlı söz keşfedilemedi henüz. En güzel iyikim, çınarım, derin özlemimle; günün kutlu, ruhun şad olsun Babam!” Babalar Günü-Gökşen Bozkoyunlu

Sonra, onsuz uçmaya çalışıyorsunuz. Debeleniyorsunuz, yoruluyorsunuz. Tükendiğimi düşündüğünm anlardan birinde ona sesleniyorum ; 

SEN 

Sen ki , 

Yüreğimi hırçın fırtınaların ortasından çekip alan, 

Hasret kaldığım beyaz sabahlara güneş gibi doğan, 

Közlenmiş kalbime alaz olan 

Zamanı yanağındaki gamzeyle , o anda donduran

Tüm iklimleri bahara döndüren.

Şimdi sen, öyle büyük bir felaket doldurdun ki yüreğime;

Kendime yalan, 

Kendime dolan.

Öyle bir hançer ki bu , içimde delik deşik yaralar açan. 

Sen ki, acımadan, acıyı umursamadan.

25.08.2019 00:09 Gökşen Bozkoyunlu 

Aylarca sürekli yürümek istedim biliyor musunuz ? Sanki yürürsem geçecekmiş gibi. Sanki ona kavuşabilecekmiş gibi. Sonra bir gün babama dair hatırladığım ilk an’ı ve yine ona dair hafızamdaki son an’ı düşündüm. Gözümün önüne gelen karede ortak payda her iki anda da, onun o güneşi kıskandıracak şahane gülümseyişi duruyordu, tüm eşsizliğiyle. Kocaman bir tebessüm kondu yüzüme o anda . Derler ki; birini gerçekten gönül gözünle seversen, fiilen hayatında olmasa dahi, bir gün mutlaka rüyana gelir ve yanan yüreğine su serper, serinletir seni mutlaka. Çok yoğun bir iş gününün bitiminde erkenden uyumak istemişti bedenim. Gerçekten sessiz ve derin bir uykuya dalmayı hayal etmiştim yatağıma girdiğimde. Ve o gecenin sabahında huzur gözyaşlarıyla uyandım. Rüyamda; eşsiz bir melodi kulaklarımı tırmalıyordu. Kayıtsız kalmama imkan yoktu, pencereye doğru koştum. Tüllerin ardından sapsarı parlayan güneş gözbebeklerime dolmuştu, huzur veriyordu. Tülü aralayıp, aşağı bakmak üzere pencereyi açtım. Müzik sesi yükselerek yaklaşıyordu. Sokağın sağ köşesinden dönen üstü açık arabanın üzerinde uçuşan yüzlerce rengarenk balon giderek bana doğru yaklaşıyordu. Rüzgarın etkisiyle iki yana ayrılan balonların arasında şoför koltuğunda oturan babamı ve arka koltuktaki oğlumu gördüğümde yaşadığım heyecan ve mutluluğu hangi kelimeyle ifade etmeye çalışırsam çalışayım yetersiz kalacak. “Gökşen! Kızım, buradayız biz merak etme .” diye sesleniyordu babam, yine o kocaman gülümseyişiyle. “Seni çok seviyorum kızım” diye haykırıyordu oğlumun dedesi, benim babam. Gelmişti, yüreğimdeki alevi dindirmeye gelmişti işte kahramanım. “Baba seni çok seviyorum “diye haykırırken, el sallamıştım ona. “Hayat o kadar güzel ki “diyordu gülen gözlerinin içi , “Mutlu ol kızım, sen babanın kızısın, bunu asla unutma ” diyordu yüreğimi yakıp geçen bakışları. Katıla katıla ağlarken uyandığım o rüyanın sabahında, öylesine bir tebessüm yerleşti ki yüzüme, anladım ki insan bir tebessüme gerçekten binlerce hüznü de sığdırabiliyormuş. Bu yüzden bu kadar gülümsemelerim. 

“Ve sen yokken ben, bir şey daha öğrendim en güzelinden yine senden. Sen hiç gitmedin ki babam. Kader gerçekten gayrete aşıkmış. Hayatı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu tecrübe ettiğim, gülen yüzümde, tükenmeyen umutlarımda yaşatmaya devam ettiğim Babam; dilerim bir gün kavuşmak yeniden nasip olsun.”

Günün kutlu olsun babam.

Seni Çok Seven Kızın 

Gökşen Bozkoyunlu

5 thoughts on “Seni Çok Seven Kızın

Add yours

  1. Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Gökşen hanım. Babanızın ruhu şad olsun ve nur içinde yatsın. Bir gün kısmet olursa, benim zor ve acı günlerimi paylaşırız.

    1. Kalpten akan satırlar bazen yüreğe birkaç damla su serpebiliyor. Her insan başka bir yaşam öyküsü. Bir gün dinlemek isterim sizin hikayenizi Ergün Bey, teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

WordPress.com.

Up ↑

%d blogcu bunu beğendi: