
Seneca’nın Hayatı
İncelemeye, Roma tarihinin söylev ustası ve tragedya yazarı, felsefeci Seneca’dan bahsederek başlamak istiyorum. Yazarın doğum tarihi arka kapak tanıtımında M.Ö. 4’e doğru olarak belirtilmiş ancak sunuş bölümünü kaleme alan Çevirmen C. Cengiz Çevik, yazarın doğum tarihinin M.S. 3 olduğunu belirtiyor.
Felsefeci Seneca, hayatı boyunca Stoa düşüncesinin öğretilerini benimsemiş ve bu içerikte eserler vermiş. Mektup türünde seslenişler kaleme almış. Ahlak öğütleriyle dolu 124 mektuptan oluşan Epistulae Morales, etik duyuşunu yansıtan önemli eseri olmuş. Seneca ayrıca, bir tanesinin onun yazıp yazmadığı tartışmalı olan toplamda on tane tragedya esere de imza atmış.
Latin Edebiyatı’nda ‘Yaşlı Seneca’ olarak bilinen babası L.Anneeus Seneca, retorik öğretmeni ve hatiptir. Annesi Helvia ise zengin ve seçkin bir aileden gelmiştir. Babası, Seneca’nın da kendisi gibi hatip olmasını ister ancak o, felsefeye yönelerek Pythagorasçı Sotion’dan ve Stoacı Attalus’dan dersler alır. Bunun üzerine babası, onu felsefeden uzaklaştırmak için önce Pompei’ye ardından da Mısır’a gönderir. 28 yaşında yeniden Roma’ya dönen Seneca avukatlığa başlar. Devlet işlerinde gösterdiği başarı, dönemin imparatorunun kıskanmasına sebep olur ve ölüm cezası almaktan kıl payı kurtulur. Ardından gelen yeni imparator döneminde ise bu defa saray dedikodularına karışır adı. Bu kez de 38 yaşında Korsika’ya sürgün edilir. Sürgün döneminde pek çok yapıt kaleme alır. İmparatoriçe ölür, yerine geçen yeni imparatoriçe, onu sürgünden geri çağırarak oğlu prensi eğitmesini ister. Böylece Seneca, özlemini çektiği Roma’ya yeniden döner. Bir süre sonra, kral ölür. 16 yaşındaki genç prens onun yerine tahta geçer ve Seneca yönetimde yetki sahibi olmaya başlar. Genç prens, zihinsel sağlığını kaybedince, Seneca sarayda tek yetkili haline gelir. Felsefeye olan düşkünlüğü ve Stoa ahlâkıyla biçimlenen zihni sebebiyle devlet işlerinden kendini koparır. 58 yaşından itibaren dört yıl boyunca kendini tamamen felsefeye adar, bir dizi felsefe eseri kaleme alır. 62 yaşına geldiğinde, imparatora karşı düzenlenecek suikastin hazırlığında rol aldığı gerekçesiyle, kendi kendini öldürme cezasına çarptırılır .Bir eserinde ifade ettiği gibi, “Herkes ölümüne yazgılıdır,” düsturuyla bu dünyadan ayrılır.
Stoacı Felsefe öğretisi nedir?
Stoacı felsefenin başlangıç öğretisi, doğadaki düzeni örnek alan, politik toplum karşısında ilkelerinden taviz vermeyen kusursuz erdemli toplum arayışını savunur. Ancak süreç içinde kusursuz erdemli toplum arayışının imkânsızlığı, bu öğretinin M.Ö. 2’den itibaren yumuşamasına sebep olur. Bir nevi kalıp değiştiren ve Seneca’nın da izinden gittiği bu yeni Roma dönemi Stoacılarına göre; erdeme ulaşmak için vatandaşların geleneksel değerleri koruyarak politik yükümlülüklerini yerine getirmesi yeterli sayılır. Bu felsefe, doğayı derinlemesine düşünmenin tanrıyı düşünmek demek olduğunu dolayısıyla sadece nasıl yaşayacağımızı değil, aynı zamanda yaşamın tanrının bir armağanı olduğunu da öğretir. Özetle, “Tanrıyı izle!” der. Ve bu öğüdün kastı, doğayı örnek almak suretiyle tanrıya benzemek, böylece erdemli bir yaşam sürüp yaşam armağanının hakkını verebilmektir.
Eserin İçeriği Hakkında
Seneca’nın Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine adlı eserlerinin yukarıda bahsettiğim Roma dönemi Stoacılığının yaşam anlayışını bize yansıttığını görüyoruz. Bu felsefe “En yüce iyi” olarak bize erdemi adres gösteriyor. İnsanın kendi yaşamıyla ilgili sadece kendi aklını ölçüt alması gerektiğini, çoğunluğun tercih ve görüşlerini sorgulamayıp muhakeme gücünü kullanması gerekliliğine vurgu yapılıyor. Ahlâki doğruluk sınırlarında hazzın ölçüsüz olanını reddetmek gerekliliğini savunuyor. Ve bütün bu bağlamdan hareketle mutlu yaşamanın, doğayla uyumlu yaşamak olduğu görüşünü savunuyor. En yüce iyi erdem ve doğaya uyumlu yaşayanların ömürlerinin de kendilerine yetecek kadar uzun olduğunun altı çiziliyor.
Anlatım Dili ve Üslûbu Hakkında
Yazar, Stoacı Felsefe penceresinden ilgili öğretiyi, okura, anlaşılması kolay, sade bir dille aktarmış. Anlatımını ağırlıklı tarihsel olaylar ve karakterler üzerinden bununla birlikte insanın yaşamına ilişkin zihninde yer eden genel kanaat örneklerinden yola çıkarak, benzetmelerle renklendirmiş. Akıcı ve yer yer şiir tadı veren renkli üslûbunu kolayca kavrayabiliyorsunuz. İnandığı ve savunduğu Stoacı Felsefe’ye rağmen, kendi döneminde pek çok kişi tarafından öğretiye aykırı yaşadığı yönünde eleştiriler almış Seneca. Onlara da yer verip, cevaplarını paylaşmaktan geri durmuyor yazar.
Kendi kısa ancak derinliği fazla bu eseri listesine alanlara şimdiden iyi okumalar dilerim.

Bir Cevap Yazın